dindersin...
25 09 2017

8.SINIF ÖĞRENME ALANI (İNANÇ) 1.Ünite (Kaza,Kader İnancı)

Allah Her Şeyi Bir Ölçüye Göre Yaratmıştır     Allah kainatta yer alan her şeyi bir plan, ölçü ve uyum içerisinde yaratmıştır. Bu ölçülü yaratılışın örneklerini hayatımızın ve yaşadığımız kainatın her alanında görmek mümkündür. Bu yaratılışta hiçbir düzensizlik ve dengesizlik görülmez. Dengeyi bozan insanlardır. www.huseyinarasli.com "Gökleri yedi kat yaratan odur. Rahman'ın yaratmasında bir düzensizlik göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görüyor musun?"(Mülk suresi, 3. ayet) Evrendeki Ölçü, Düzen ve Dengeye Örnekler: • Canlıların yaşamak için oksijen tüketmesi, bunun sonucunda karbondioksit açığa çıkarması, bitkilerin bu karbondioksiti kullanıp oksijen üretmesi. • Denizlerdeki tuz oranının, deniz canlıları için uygun ve dengeli bir seviyede olması. • Dünya ile güneş arasındaki mesafenin, dünyadaki canlıların yaşayabilmesi için en ideal uzaklıkta olması. www.huseyinarasli.com • Gezegenlerin ve yıldızların aralarındaki mesafenin, evrendeki dengeyi ve düzeni bozmayacak şekilde olması. • Yağmurun belli bir ölçüye göre yağması. • Gece ve gündüzün oluşması • Ayın hareketleri sonucu gelgit olayının oluşması • Ay'ın dünyaya olan uzaklığı • Atmosfer tabakasının kalınlığı www.huseyinarasli.com • Dünyanın kendi etrafındaki dönüş hızı • Canlıların solunum sırasında dışarıya verdikleri karbondioksiti bitkilerin fotosentez için kullanması ve bu fotosentez sonucunda oluşan oksijeni canlıların solunum için kullanması Evrendeki Ölçü, Düzen ve Dengeye... Devamı

12 12 2016

HZ. MUHAMMED’İN HAYATINDAN ÖRNEK DAVRANIŞLAR

  1- HZ. MUHAMMED İNSANLARA DEĞER VERİRDİ Hz. Muhammed (s.a.v.);      1- İnsanlar arasında zengin, yoksul, yaşlı, genç, ırk, cinsiyet, inanç ayrımı yapmamış, herkese sevgiyle yaklaşırdı.      2- Yaşadığı toplumda aşağılanan, ezilen kimselerin haklarını daima savunur ve korur, kölelerin özgürleştirilmesini teşvik eder, esirlere iyi davranır, kadınların ve kız çocuklarının horlanmasına karşı çıkar, böylelikle insan onurunun korunmasını isterdi..      3-  İnsanlara içten, samimi ve güler yüzlü davranır, herkesle konuşur, selamlaşır, kimsesiz, yaşlı, hasta ve yetimlerle ilgilenir, kendisiyle özel görüşmek isteyenleri geri çevirmezdi.      4- Kendisini davet edenlerin davetlerine katılır, verilen armağanları (küçük ve değersiz olsa bile) geri çevirmezdi.      5- Müslüman olmayan komşularıyla iyi geçinir, hasta olduklarında onları ziyaret eder, hangi dinden olursa olsun insana insan olduğu için değer verilmesini isterdi.      6- Çocuklarla (özellikle yetim çocuklarıyla) ilgilenir, şakalaşır, başlarını okşar, onlara hediyeler verirdi.      7- Kendisi için istemediği bir şeyi başkaları için de istemezdi. Konuyla ilgili örnekler:      1- Bir gün Peygamberimizin yanına gelen yaşlı bir kadın "Ey Allah'ın Resulü, sana anlatacak bazı sorunlarım var. Yanıma gelir misin?" der. Peygamberimiz de "Medine'nin neresine dersen geleyim. Derdini söyle, dinleyip sana yardımcı olayım." der.      2- Bir gün Peygamberimiz ve arkadaşları otururken önlerinden bir Yahudi cenazesi geçer. Peygamberimiz ayağa kalkar. Yanındakiler de cenazenin Müslüman olmadı... Devamı

14 11 2016

Din Kültürü 8. Sınıf 2. Ünite: Zekat, Hac ve Kurban İbadeti

1- İNSANIN PAYLAŞMA VE YARDIMLAŞMA İHTİYACI İnsanlar toplum halinde yaşadıkları için paylaşma ve yardımlaşmaya ihtiyaç duyarlar. Sosyal hayattan ayrı olarak tek başına yaşayan bir insan bile hayatını sürdürmek için doğadaki bitkilere, hayvanlara muhtaçtır. Bir toplumda herkesin gelir durumu, maddi refah düzeyi eşit değildir. Bunun çeşitli nedenleri olabilir. Böyle bir durumda Yüce Allah'ımızın "Onların (zenginlerin) mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir hak vardır." emri gereğince zenginler maddi imkanlarını fakirlerle paylaşmalıdır.      Paylaşma ve yardımlaşmanın maddi tarafı olduğu gibi manevi tarafı da vardır. Çünkü insanlar sevinçlerini paylaşarak artırır, üzüntülerini ise paylaşarak azaltırlar. İyi ve kötü günlerinde sevdikleri, değer verdikleri insanların yanlarında olmalarını beklerler.      Paylaşma ve Yardımlaşmanın Bireysel Faydaları:           - Cimrilik, bencillik, kıskançlık gibi kötü duygu ve davranışlara engel olur.           - Sevgi, dayanışma ve sorumluluk gibi güzel duygu ve davranışların gelişmesine katkı sağlar.           - İnsanın kişiliğinin ve ahlakının gelişimine yardımcı olur.      Paylaşma ve Yardımlaşmanın Toplumsal Faydaları:           - Toplumsal dayanışmaya ve barışa katkı sağlar.           - Toplumda huzuru artırır.           - Zenginler ile fakirler arasında güçlü bir sevgi bağı kurulur.           - Toplumda güven ortamı oluşur. 2- İSLAM'IN PAYLAŞMA VE YARDIMLAŞMAYA VERDİĞİ ÖNEM Konuyla ilgili ayetler:      1- "De ki: ...Harcadığınız her şey, ana-baba, ... Devamı

26 09 2016

8. Sınıf 1. Ünite: Kaza ve Kader

1- ALLAH HER ŞEYİ BİR ÖLÇÜYE GÖRE YARATMIŞTIR      Allah kainatta yer alan her şeyi bir plan ve ölçü içerisinde yaratmıştır. Bu yaratılışta hiçbir düzensizlik ve dengesizlik görülmez. Dengeyi bozan insanlardır. "Gökleri yedi kat yaratan odur. Rahman'ın yaratmasında bir düzensizlik göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görüyor musun?" (Mülk suresi, 3. ayet) Evrendeki ölçü, düzen ve dengeye örnekler:      1- Canlıların yaşamak için oksijen tüketmesi, bunun sonucunda karbondioksit açığa çıkarması, bitkilerin bu karbondioksiti kullanıp oksijen üretmesi.      2- Denizlerdeki tuz oranının, deniz canlıları için uygun ve dengeli bir seviyede olması.      3- Dünya ile güneş arasındaki mesafenin, dünyadaki canlıların yaşayabilmesi için en ideal uzaklıkta olması.      4- Evrendeki ölçü, düzen ve dengeye Kur'an'dan örnekler:      1- "Gerçekten biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık." (Kamer suresi, 49. ayet)  www.huseyinarasli.com      2- "Güneş ve ay bir hesaba göre (hareket etmekte)dir. Yıldızlar ve ağaçlar (Allah'a) secde ederler. Göğü Allah yükseltti ve dengeyi o koydu. Sakın dengeyi bozmayın." (Rahman suresi, 5.-8. ayetler)      3- "Her şeyi yaratmış, ona bir ölçü, biçim ve düzen vermiştir." (Furkan suresi, 2. ayet)      4- "Geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı yaratan odur. Her biri bir yörüngede hareket etmektedir." (Enbiya suresi, 33. ayet)   2- KADER... Devamı

26 03 2016

Başkalarına Zarar Vermek:Kul Hakkı-8.sınıf konu anlatımı

İslâm dininde, insanın yerine getirmekle yükümlü olduğu haklar genel olarak, Allah'ın hakları ve kulların hakları olarak iki kısma ayrılmıştır. Allah'ın hakları deyince, Allah'ın emir ve yasaklarına saygı göstermek anlaşılmaktadır. Kul hakkı denilince de insanların birbirlerine karşı hakları anlaşılır. Bu anlayış, İslâm toplumlarında son derece yüksek ve örnek bir hak ve sorumluluk bilinci geliştirmiştir. Hayatın çeşitli şartlarında ve insanların birbirleriyle ilişkilerinde dikkat etmeleri gerekli pek çok hakları vardır. Kul hakkı, insanların haklarına saygılı olmak, söz ve davranışlarla onlara zarar vermemek demektir. Aynı şekilde bir insana zarar verecek şekilde istemediği sözü söylemeye veya davranışları yapmaya kul hakkı yemek denir. Bun göre, insan haklarına saygı gösterip, zarar vermemek kul hakkına saygı göstermektir. Bu haklara zarar vermeye çalışmak ise kul hakkı yemek demektir. Kul hakkı konusunda Müslüman olan insanla, olmayan arasında bir ayrım yoktur, yapılan her haksızlık kul hakkına girer. Kul hakkına sebep olan pek çok davranış vardır. Bunlardan bazıları şunlardır: İnsan öldürmek Yalan söylemek ve hile yapmak Gıybet ve iftira etmek Hırsızlık yapmak Rüşvet alıp - vermek Haset etmek Bir kimsenin namus ve şerefine sataşmak Başkalarıyla alay etmek, ad takmak, onları küçük görmek, sövmek veya kötü söz söylemek Kötü zanda bulunmak Başkalarının özel hayatlarını araştırmak Birisine sövmek veya kötü söz söylemek Birisini dövmek ya da yaralamak Arkadaşının sırrını açıklamak Başkasının çocuğunu ücretsiz çalıştırmak Verdiği sözde durmayarak birisini bekletmek Borcunu zamanında öde... Devamı

26 03 2016

Kötü Alışkanlık ve Davranışlardan Nasıl Korunalım-8.sınıf konu a

Kötü alışkanlık ve davranışları önlemek için: 1. Değerlerimizi iyi öğrenelim ve yaygınlaştıralım Değerlerimizi, nedenleri ve kaynaklarıyla öğrenmek bizi zararlı alışkanlıklardan ve davranışlardan koruyacaktır. Bireyin yalnızca kendini koruması yeterli olmamaktadır. Çünkü hepimiz aynı toplumda yaşıyoruz ve birbirimizin davranışlarından etkileniyoruz. Madem ki birbirimizi etkiliyoruz, öyleyse doğru olanın etki gücünün daha yoğun olması için çaba göstermeliyiz. Böylece hem kendimizi hem de sevdiklerimizi daha iyi korumuş oluruz. 2. Çocuklar aileleriyle sürekli ve kaliteli bir iletişim içinde olmalı, ailelerinde kusur bulsalar da iletişimi ortadan kaldıran davranışlar içine girmemelidirler. Bilmeliyiz ki, ailelerimiz yanlış yapsa da, bizim kötülüğümüzü istemez. Aileniz size, arkadaşlarınızın ailelerinden daha az veya daha çok harçlık verebilir. Az vermesi sizin isteklerinizi karşılamak için yanlış şeyler yapmanızı gerektirmez. Çok harçlık almanız da aynı şekilde değişik heyecanların büyüsüne kapılıp, geri dönüşü çok zor olan zararlı maceralara atılmanızı gerektirmez. 3. Çocuklarla diyaloglarımızdan anladığımıza göre, zararlı maddelerin başlama nedenlerinden en önde gelen ikisi, özenti/merak ve kendini ispatlamadır. Çocuklar bazı merak edilen şeylerin geri dönüşünün çok zor hatta imkansız olduğunu bilmelidir. Zararlı maddelerin nasıl sonuçlar doğurduğu ortada olduğuna göre bu tuzağa düşmek akıllı bir insanın yapacağı şey değildir. Denenmişi denemek aptallık değil midir? Her genç kendini ispatlamak, kişiliğini göstermek ister. Ancak bunu yanlış ve zararlı şeyler yaparak ispatlamaya çalışmak akıl kârı bir şey midir? Oysa... Devamı

01 10 2015

Ayete’l-Kürsi ve Anlamı-8.sınıf konu anlatımı

Devamı

01 10 2015

Ayete’l-Kürsi ve Anlamı-8.sınıf konu anlatımı

Okunuşu: “Allâhü lâilâhe illâ hüve’l-hayyü’l-kayyûm. Lâ-te’huzuhû sinetün velâ nevm.Lehû mâ fi’ssemâvâti vemâ fi’l-ard. Men-zellezî yeşfe’u indehû illâ bi-iznih. Ya’lemu mâ-beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yuhîtûne bişey’in min-ilmihî illâ bi-mâ şâe’. Vesi’a kürsiyyühü’s-semâvâti ve’l-arda velâ ye’ûdühû hifzuhumâ ve hüve’l-aliyyü’l-azîm.” Anlamı: (Allah O’ndan başka tanrı yoktur; o, hayydir, kayyûmdur. Kendisine ne uyku gelir nede uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O’nundur. İzni olmadan O’nun katında kim Şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir.( O’na hiçbir şey gizli kalmaz.) O’nun  bildiklerinin dışında insanlar O’nun  ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O. Yücedir, büyüktür.) (Bakara: 255) Devamı

01 10 2015

Allah’a Güvenmek (Tevekkül)-8.sınıf konu anlatımı

Güvenmenin insan açısından önemi nedir? Güven insan için vazgeçilmez bir duygudur. Her insan güven içinde olmak ister. Güven duygusunu yitirmiş insanlar, hayata küsmüş, ümitsiz, perişan kimselerdir. Üzüntülü kişide bir parça güvensizlik vardır. İnsanın güveni çeşitli unsurlarla belirir. Sağlık, gençlik, ilim, para mal ve mülk, şan şeref, vb. güven duygusunu pekiştirirler. İnsan yaratılışı gereği bir güce güvenmek ister. O, sonsuz güç sahibi Allah'tır. Çaresizler Allah'a güvenirler sığınırlar ve ona yalvarırlar. Çünkü her şey onun elinde ve gücü dâhilindedir. Tevekkül ne demektir? Tevekkül, Allah'a teslim olmak, güvenmek, dayanmak, bağlanmak ve sığınmak demektir. Dini terim olarak ise, bir amaca ulaşmak için gerekli olan her türlü önlemi alarak; elinden gelen tüm gayreti gösterdikten sonra kalben Allah'a bağlanıp ona güvenmek, sonucu Allah'tan beklemek demektir. İnançlı insanın özelliklerinden biri de, yaptığı ve yapacağı işlerde Allah'a güvenmesidir. Bilinçli bir Müslüman gücü oranında elinden gelen tüm gayreti gösterdikten sonra sonucu ve başarıyı Allah'a bırakır. Çünkü Allah'ın destek ve yardımı olmadan hiçbir şeyin gerçekleşmeyeceğini bilir. Her şeyin sahibi olan Allah'ı dua ederek, ona güvenir. Tevekkül kader inancının bir sonucudur. Gerçek anlamda tevekkül güzel bir davranıştır. Allah Müslümanlara tevekkülü emretmiş, tevekkül edenleri sevdiğini belirtmiştir. Konu ile ilgili ayetlerden bazıları şunlardır: "... İnananlar yalnız Allah'a güvensinler" (Ali İmran 102) "... Allah'a güven... Devamı

01 10 2015

İnsan İradesi ve Kader-8.sınıf konu anlatımı

Evrende her varlığın bir kaderi olduğu gibi, insanın de kendi özgü bir kaderi vardır. İnsanın kaderi, iyilik ve kötülük işleyecek bir yapıda yaratılması, kendisine akıl ve irade gücünün verilmiş olmasıdır. Bu nedenle kader konusu, insanın akıl, irade sahibi, özgür ve sorumlu bir varlık olması ile yakından ilgilidir. Akıl; İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasında tercih etme yeteneğidir. Düşünme eylemi aklın doğal bir ürünüdür. İnsan, akıllı ve düşünen bir varlıktır. Aklı ve düşüncesi ile iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, faydayı zarardan ayırt eder. Çevresinde olup bitenleri anlar ve değerlendirir. İnsanın akıllı bir varlık olarak yaratılması onun kaderidir. İrade ise, seçmek, istemek, yönelmek, tercih etmek ve karar vermektir. Diğer bir ifadeyle irade; insanı iki şeyden birini yapmayı tercih etmeye ve tercin ettiği şeyi yapmaya yönlendiren güçtür. Allah, insana seçme ve seçtiğin yapma gücü vermiştir. İrade insanın özgür bir şekilde hareket etmesini sağlar. İnsan, aklı ile iyiyi kötüden ayırt eder; iradesi ile de herhangi bir iş yapmaya ya da yapmamaya serbestçe karar verir. İnsanın seçme ve seçtiğini yapma gücünün olması onun kaderidir. Devamı

01 10 2015

Kader ve Evrendeki Yasalar-8.sınıf konu anlatımı

Kadere iman; Allah’ın evreni veiçindeki varlıkları belirli bir plan, ölçü ve düzene göre yarattığına imandır. Allah’ın ilim, irade ve tekvin(yaratma) sıfatları vardır. O, her şeyi bilir ve dilediğini dilediği zaman yaratabilir. İşte kaza ve kadere inanmak, Allah’ın ilim, irade ve yaratma sıfatlarına inanmak demektir. Bu nedenle Allah, bütün evreni ve içindeki varlıkları belirli bir plân, ölçü içinde yaratmıştır. O evrende meydana gelecek en küçük olayları bile bildiği için, onun bilgisi ve iradesi dışında hiçbir şey olmaz. İşte Allah’ın ezeli olan ve her şeyi kuşatan bilgisi ile çizdiği plan ve programa, ortaya koyduğu ölçüye kader, zamanı gelince de bu programın bütün ayrıntıları ile gerçekleşmesine de kaza denir. Devamı

01 10 2015

KAZA VE KADER-Allah Her Şeyi Bir Ölçüye Göre Yaratmıştır

1. Alah Her Şeyi Bir Ölçüye Göre Yaratmıştır Yaratmak ne demektir? Yaratmak ölçüp biçmek, yoktan var etmek, bir şeyden başka bir varlık yapmak anlamına gelir. Allah'ın "yaratma" sıfatı vardır. Allah'ın yaratma sıfatı "tekvin" kavramıyla ifade edilmiştir. Allah evrendeki her şeyi tekvin sıfatının gereği olarak yaratmıştır. Kur'anıkerim'de geçen "O, göklerin ve yerin yaratıcısıdır... Her şeyi o yaratmıştır." (En'am suresi 101) ayeti bütün varlıkların Allah tarafından yaratıldıklarını ifade etmektedir. Çünkü yaratmak sadece Allah'a özgüdür. O, bir şeyin olmasını istediğinde sadece ona ol demesi yeterlidir. Allah her şeyi niçin bir ölçüye göre yaratmıştır? Allah evrende yarattığı her varlığı belirli bir ölçü içinde, özenle yaratmıştır. Bu nedenle Allah'ın yarattığı varlıklarda güzellik, uyum ve denge vardır. Bu konudaki ayetlerden bazıları şöyledir: "... Her şeyi yaratan ve bir ölçüye göre düzenleyen Allah'tır" (Furkan suresi, 2) "...Onun katında her şey bir ölçü (miktar ) iledir.(Rad suresi, ayet 8) " Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık" (Kamer suresi, ayet 49) Allah, evrendeki yarattığı her varlığa yapacağı işe uygun yapı, biçim, özellik ve yetenek vermiş; onların yaratılışını bir takım amaç ve hikmetlere dayandırmış, boş ve yersiz hiçbir şey yaratmamıştır. Bu konuda Yüce Allah Kur'an'da şöyle buyurmaktadır: "Biz gökleri yeri ve ikisi arasındakileri bir oyun ve bir eğlence olsun diye yaratmadık. Biz onları hak ve hikmetle yarattık." (Duhan suresi, 38-39. ayetler) "Güneşi ışıklı, ayı da parlak kılan, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz içi... Devamı

14 03 2015

Başkalarına Zarar Vermek:Kul Hakkı-8.sınıf konu anlatımı

İslâm dininde, insanın yerine getirmekle yükümlü olduğu haklar genel olarak, Allah'ın hakları ve kulların hakları olarak iki kısma ayrılmıştır. Allah'ın hakları deyince, Allah'ın emir ve yasaklarına saygı göstermek anlaşılmaktadır. Kul hakkı denilince de insanların birbirlerine karşı hakları anlaşılır. Bu anlayış, İslâm toplumlarında son derece yüksek ve örnek bir hak ve sorumluluk bilinci geliştirmiştir. Hayatın çeşitli şartlarında ve insanların birbirleriyle ilişkilerinde dikkat etmeleri gerekli pek çok hakları vardır. Kul hakkı, insanların haklarına saygılı olmak, söz ve davranışlarla onlara zarar vermemek demektir. Aynı şekilde bir insana zarar verecek şekilde istemediği sözü söylemeye veya davranışları yapmaya kul hakkı yemek denir. Bun göre, insan haklarına saygı gösterip, zarar vermemek kul hakkına saygı göstermektir. Bu haklara zarar vermeye çalışmak ise kul hakkı yemek demektir. Kul hakkı konusunda Müslüman olan insanla, olmayan arasında bir ayrım yoktur, yapılan her haksızlık kul hakkına girer. Kul hakkına sebep olan pek çok davranış vardır. Bunlardan bazıları şunlardır: İnsan öldürmek Yalan söylemek ve hile yapmak Gıybet ve iftira etmek Hırsızlık yapmak Rüşvet alıp - vermek Haset etmek Bir kimsenin namus ve şerefine sataşmak Başkalarıyla alay etmek, ad takmak, onları küçük görmek, sövmek veya kötü söz söylemek Kötü zanda bulunmak Başkalarının özel hayatlarını araştırmak Birisine sövmek veya kötü söz söylemek Birisini dövmek ya da yaralamak Arkadaşının sırrını açıklamak Başkasının çocuğunu ücretsiz çalıştırmak Verdiği sözde durmayarak birisini bekletmek Borcunu zamanında öde... Devamı

14 03 2015

Kötü Alışkanlık ve Davranışlardan Nasıl Korunalım-8.sınıf konu a

Kötü alışkanlık ve davranışları önlemek için: 1. Değerlerimizi iyi öğrenelim ve yaygınlaştıralım Değerlerimizi, nedenleri ve kaynaklarıyla öğrenmek bizi zararlı alışkanlıklardan ve davranışlardan koruyacaktır. Bireyin yalnızca kendini koruması yeterli olmamaktadır. Çünkü hepimiz aynı toplumda yaşıyoruz ve birbirimizin davranışlarından etkileniyoruz. Madem ki birbirimizi etkiliyoruz, öyleyse doğru olanın etki gücünün daha yoğun olması için çaba göstermeliyiz. Böylece hem kendimizi hem de sevdiklerimizi daha iyi korumuş oluruz. 2. Çocuklar aileleriyle sürekli ve kaliteli bir iletişim içinde olmalı, ailelerinde kusur bulsalar da iletişimi ortadan kaldıran davranışlar içine girmemelidirler. Bilmeliyiz ki, ailelerimiz yanlış yapsa da, bizim kötülüğümüzü istemez. Aileniz size, arkadaşlarınızın ailelerinden daha az veya daha çok harçlık verebilir. Az vermesi sizin isteklerinizi karşılamak için yanlış şeyler yapmanızı gerektirmez. Çok harçlık almanız da aynı şekilde değişik heyecanların büyüsüne kapılıp, geri dönüşü çok zor olan zararlı maceralara atılmanızı gerektirmez. 3. Çocuklarla diyaloglarımızdan anladığımıza göre, zararlı maddelerin başlama nedenlerinden en önde gelen ikisi, özenti/merak ve kendini ispatlamadır. Çocuklar bazı merak edilen şeylerin geri dönüşünün çok zor hatta imkansız olduğunu bilmelidir. Zararlı maddelerin nasıl sonuçlar doğurduğu ortada olduğuna göre bu tuzağa düşmek akıllı bir insanın yapacağı şey değildir. Denenmişi denemek aptallık değil midir? Her genç kendini ispatlamak, kişiliğini göstermek ister. Ancak bunu yanlış ve zararlı şeyler yaparak ispatlamaya çalışmak akıl kârı bir şey midir? Oysa... Devamı

14 03 2015

Kötü Alışkanlıklar Nasıl Başlıyor-8.sınıf konu anlatımı

Gençlikte riskler daha kolay alınır. Çevreyi etkileme ve kendini ispatlama bunda etkilidir. Olası kötü sonuçlar kolaylıkla göz ardı edilir. “Bana birşey olmaz” düşüncesi hakimdir. Gelecek ve gelecekte olabilecek riskler çok uzak uzak görülür. Genç, o anda oradaki sonuçlarla daha çok ilgilidir. Örneğin alkol ya da maddenin o anda vereceği doyum ya da çevrenin baskılarından kurtulma genç için önemliyken sigaraya bağlı yıllar sonra çıkabilecek sağlık sorunlarını pek de umursamaz. Uyuşturucu ve alkol bağımlıları bu maddeleri kullanmaya genellikle genç yaşta başlarlar; ileride giderek kötüleşecek olan bağımlılık macerasının ilk adımları erken yaşlarda atılır. Bunun pek çok nedenleri vardır. Bu nedenleri anlatabilmek için öncelikle gençlik dönemindeki doğal psikolojik ve sosyal gelişimi anlatacağız. Uyuşturucu ve alkol bağımlıları bu maddeleri kullanmaya genellikle genç yaşta başlarlar; ileride giderek kötüleşecek olan bağımlılık macerasının ilk adımları erken yaşlarda atılır. Anne ve babadan bağımsızlaşma doğal sürecinde genç, davranışlarını bir grup içinde deneyerek geliştirir. Grup içinde reddedilme bir genç için katlanılabilecek en zor şeylerdendir. Sigara, alkol ya da herhangi bir uyuşturucu o grup içinde ölçü olmuşsa ya de o grubun elemanı olmanın bir şartı gibiyse, gruptaki yerini kaybetme ya da alay edilme endişesi gence uyuşturucunun etkilerinden daha korkunç gelir. Bu grup etkileşimini dar kapsamlı bir arkadaş grubu olarak düşünmemek gerekir. Örneğin okulda, gencin doğrudan yakın arkadaş olmadığı ama ortamda baskın olan diğer kişilerin tutumları dahi gencin davranışlarını yönlendirmede etkilidir. Ayrıca, gençlikte farklı bir boyut kazanmaya başla... Devamı

çocuğunuz için 2015 model isimler