dindersin...
13 12 2016

Hz. Muhammed’in Peygamberlik Yönü

Yüce Allah, insanlar içinden seçtiği bazı insanlara vahiy yoluyla buyruklarını bildirir. Seçilen bu insanlara peygamber denir. Peygamberler, Allah’ın doğru yolu göstermek için görevlendirdiği elçilerdir. Onlar, yolunu şaşıran, sapıklığa, acılara ve bunalımlara düşen insanlara birer kurtarıcı olarak Allah tarafından gönderilmiştir. Peygamberlerin ortak amacı, tek Allah inancını ve öldükten sonra dirilme ile başlayacak olan ahirete imanı sağlayarak, insanlığı dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşturmaktır. Hz. Muhammed (s), Allah’ın gönderdiği peygamberlerin sonuncusudur. Allah vahiy yoluyla ve çoğu kez Cebrail meleği aracılığıyla buyruklarını ona bildirmiş ve ona ayetler indirmiştir. Kuranıkerim’de Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s) son peygamber olduğu açık bir şekilde belirtilmektedir. “Muhammed sizin adamlarınızdan hiçbirinin babası değildir. O, Allah’ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur.” (Ahzab Suresi 40. ayet) Hz. Muhammed (s) bir peygamber olarak, ona gelen ayetleri insanlara ulaştırmıştır, böylece tebliğ görevini yerine getirmiştir. Bu ayetlerde bir çok öğütler, bilgiler, emir ve yasaklar bulunmaktadır. Peygamberimiz onları insanlara bildirmiş,Allah'ın çağrısını herkese duyurmuştur. Hz. Muhammed (s) ona gelen ayetleri aynı zamanda gerek sözleriyle gerekse davranışlarıyla açıklamış, ayetlerin nasıl anlaşılacağını insanlara öğretmiştir. Böylece Allah’ın ayetlerde kastettiği anlamlar insanlar tarafında iyice anlaşılmıştır. Peygamberimizin peygamberlik yönünden biri de, Kuranıkerim’deki öğütleri bizzat uygulayarak, insanlara öncülük etmektir. Namazı, orucu, zekatı, iyilik etmeyi, güzel davranışlarda bulunmayı, ilk Müslümanlar Peygamberimizden görerek ö... Devamı

13 12 2016

BİR İNSAN VE PEYGAMBER OLARAK HZ. MUHAMMED-Hz. Muhammed’in İnsan

Hz. Muhammed’in İnsani Yönü Peygamberimiz, varlık yönüyle herkes gibi bir insandı. Normal bir şekilde anne babadan dünyaya gelmiş, normal bir insan olarak büyümüş, gelişmiş, evlenmiş, çocukları olmuş ve eceli geldiğinde bu dünyadan göçmüştür. Peygamberimizin bu yönüne onun 'insani yönü' denir. Peygamberimiz canlı bir varlık olarak insan olmasının yanında, aynı zamanda bir peygamberdi. Yani Allah'ın insanlara öncü olarak seçtiği bir insandı. Peygamberimizin bu yönüne de onun 'peygamberlik yönü' denir. Bu konuda Peygamberimizin insani yönünü inceleyeceğiz. Peygamberimiz, bir melek veya manevi varlıklardan biri değildi. O bir insandı. Herkes gibi yorulduğunda dinlenir, uyur, acıktığında yemek yer, bazen neşeli bazen üzüntülü olurdu. Peygamberimiz, onu insanüstü bir varlık olarak yüceltme tehlikesine karşı, sıkça uyarılarda bulunmuş, "geçmişte insanların kendi peygamberlerine yaptığı gibi siz de beni tanrılaştırmayın" şeklinde uyarılarda bulunmuştur. Bu nedenle resmini yapılmasını yasaklamıştır. Peygamberimizin en büyük endişelerinden birisi, Hıristiyanların Hz. İsa'yı tanrılaştırmaları gibi Müslümanların da kendisini olağanüstü bir varlık haline getirip tanrılaştırmaları tehlikesiydi. Kur'anıkerim de bu konuda uyarılarda bulunmuştur: Örneğin: "De ki: Ben de sizin gibi bir insanım. Farklılık yalnızca, 'ilahınız tek bir ilahtır' şeklinde bana vahiy gelmesidir." (Kehf Suresi 110. ayet) Peygamberimizin insani yönüne ait özellikleri (Şemail) Peygamberimizin insani yönüne ait özelliklerine "Şemail"denir. Peygamberimizin ashabı, bu kutlu insanın dış görünümünün güzelliği, görenler... Devamı

14 11 2016

Din Kültürü 7. Sınıf 2. Ünite: Oruç İbadeti

1- RAMAZAN AYI VE ÖNEMİ      Dinimizde Ramazan ayının önemli bir yeri vardır. Ramazan ayı, on bir ayın sultanı olarak nitelendirilir. Bu ayda Allah'ın rahmeti, bereketi kullarına her zamankinden daha fazladır. Bu ayda yapılan ibadetler, dualar, hayırlar sahibine her zamankinden daha fazla sevap kazandırır.   Ramazan ayını önemli kılan nedenler:       1- Kur'an-ı Kerim'in indirilmesi: Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'in ilk ayetleri Peygamberimiz'e 610 yılı Ramazan ayının Kadir gecesinde indirilmeye başlanmıştır. Bu nedenle Ramazan'a "Kur'an ayı" da denir.      2- Oruç ibadetinin yerine getirilmesi: Ramazan'ın diğer adı "oruç ayı"dır. Çünkü bu ayda 30 gün farz olan oruç tutulur. Geceleri de yatsı namazı ile birlikte kılınan teravih namazları ile süslenir.                        - Kur'an                             - Oruç                                  - Merhamet  Ramazan                     - Sabır           ------->  ayıdır.                                  - Dayanışma                             - Bağışlanma                        - Yardımlaşma   2- RAMAZAN ORUCU VE DİĞER ORUÇ ÇEŞİTLERİ Oruç: Tan yerinin ağarmasından (imsak vaktinin başlamasından) başlayarak akşam g&uum... Devamı

26 09 2016

7.Sınıf 1.Ünite: Melek ve Ahiret İnancı

1- VARLIKLAR ALEMİ      Varlıklar alemi, gözle görülebilen (maddî) ve gözle görülemeyen (manevî) olmak üzere ikiye ayrılır. Maddi varlıklar: İnsan, hayvan, bitki, ağaç, taş, gök cisimleri, toprak, su... Manevi varlıklar: Melek, şeytan, cin, akıl, sevgi, merhamet, üzüntü...      Melek, şeytan ve cin, gözümüzle göremediğimiz, ancak Allah tarafından Kur'an'da varlıkları bildirildiği için inandığımız varlıklardır 2- MELEKLERE İMAN Melek: Allahü Teala'nın nurdan yarattığı, gözle görülmeyen varlıklardır. Meleklere inanmak, imanın şartlarından birisidir.       İmanın şartları (İslam'da inanç esasları):           1- Allah'ın varlığına ve birliğine inanmak           2- Meleklere inanmak           3- Kitaplara inanmak           4- Peygamberlere inanmak           5- Ahiret gününe inanmak           6- Kader ve kazaya inanmak Meleklerin özellikleri ve görevleri: Melekler;      - İnsanlar veya hayvanlar gibi maddi bir bedene sahip değildir      - Gözle görülmezler      - Yeme, içme, uyuma ihtiyaçları yoktur      - Erkeklik, dişilik özelliklerine sahip değildir      - Evlenip çoğalmazlar      - Çok hızlı hareket ederler      - İrade sahibi değildir, sadece Allah'ın kendilerine verdiği görevleri yaparlar      - Sürekli Allah'a ibadet ederler, hiç isyan etmezler, günah işlemezler      - Farklı şekillere bürünebilirle... Devamı

26 03 2016

İslam'da Övülen Bazı Ahlaki Tutum ve Davranışlar-7.sınıf konu an

Ahlaki tutum ve davranış, dini açıdan şu anlama gelir: Dinin övdüğü güzel davranışların birey tarafından benimsenmesi ve sürekli olarak uygulanmasıdır. Güzel davranışlarla, doğruluk, yardımlaşma, emaneti koruma ve günü geldiğinde geri verme ve adaletli olma gibi değerler kastedilmektedir. Devamı

26 03 2016

DİN ve GÜZEL AHLAK-7.sınıf konu anlatımı

Din Güzel Ahlaklı Olmaya Nasıl Katkı Sağlar? Ahlak, huy, yaratılış, seciye, adet, alışkanlık anlamlarına gelir. Terim olarak ise toplumu oluşturan bireylerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleridir. Aynı zamanda bu davranışların temelini araştıran bilgi dalına da ahlak denmektedir. Ahlak, iyi ve kötüyü inceleyen, kaynağını da töre ve geleneklerden almayı amaç edinen bilim dalıdır. Ahlakın amacı, insanlara dünya ve ahiret mutluluğu kazandırmaktır. Ahlakın konusu insanın iyi ve kötü bütün davranışlarıdır. Yeryüzünde kültürsüz bir toplum olmadığı için, birlikte yaşayan insanlar bu tür değerlere sürekli muhtaçtırlar. Bu değerler toplumları ayakta tutan, ona ruh ve şekil veren değerlerdir. İnsanlar düzeyleri ne olursa olsun toplum halinde yaşamak zorundadırlar. Çünkü doğal ihtiyaçlarını gidermek, ortak güvenliklerini sağlamak ve yaşamı daha anlamlı bir hale getirmek için işbirliği yapmaları gerekir. Bu işbirliğini sağlamak için, sosyal ilişki içerisine girerler. Bu ilişkilerin düzenli ve olumlu olması için bazı kurallara ihtiyaç vardır. Bu kuralları da insanlara din, ahlak ve hukuk sağlar. Hırsızlık yapmak dinde haram, ahlak bakımından kötü, hukuk bakımından da suç sayılır. Hem ahlak hem de dinin hedefi insan davranışlarını iyiye, güzele, doğru ve yararlı olana yönlendirmektir. Bu, kaynağı büyük ölçüde din olan ahlakın toplum yaşamında oynadığı rolü göstermektedir. Dine dayanmayan ahlak anlayışlarının yaşaması zordur. Ahlakın en büyük dayanağı Allah’ın ahiret gününde insanları hesaba çekeceğine ve yaptıkları davranışlara göre ödül veya ceza vereceğine dair inançtır. Bu inancın manevi yaptırımları olmadan ahlaki ilkelerin işlemesi mümk&u... Devamı

01 10 2015

Nas Suresi ve Anlamı-7.sınıf konu anlatımı

Devamı

01 10 2015

Nas Suresi ve Anlamı-7.sınıf konu anlatımı

Okunuşu Bismillahirrahmânirrahîm. 1- Kul e'ûzü birabbinnâs 2- Melikinnâs 3- İlâhinnâs 4- Min şerrilvesvâsilhannâs 5- Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi 6- Minelcinneti vennâs Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle. 1- De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine, 2- İnsanların hükümdârına, 3- İnsanların ilâhına, 4- O sinsi vesvesecinin şerrinden. 5- O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar. 6- Gerek cinlerden, gerek insanlardan. Devamı

01 10 2015

Dünya Hayatında Yapılanların Karşılığı:Ahiret-7.sınıf konu anlat

İnsanın hayatını anlamlandırma isteği ve ahiret inancı İnsan akıllı, düşünen ve bilen bir varlıktır. Yaratılışından getirdiği anlama, bilme, merak etme duygusu gereği olarak kendi kendine bazı sorular sormuş ve bunların cevabını aramıştır. Bunların başında gelen ve insanı en çok düşündüren sorulardan bazıları şunlardır: “Nereden geldik, nereye gideceğiz? “Bu dünya bir gün yok olacak mıdır? “Öldükten sonra yeni bir hayat var mıdır? “Ruh ölümsüz müdür? Gözlem ve deneye dayanan pozitif bilimler bu soruların cevabını veremez. Bu soruların cevabını ancak din verir. Çünkü hayatı anlamlandırma isteğinin engellenmesi durumunda insan var oluş boşluğuna düşer. Birey hiçlik ve yoklukla yüz yüze gelir. Bu durum can sıkıntısı ve var oluş kaygısı şeklinde kendini gösterir. Böyle bir insan, hayatında hedef ve gayesinden uzak olarak yaşar. Dinimizin temel kaynağı olan Kur’an “Bizim Allah’tan geldiğimizi ve Allah’a döneceğimizi (Bakara suresi, ayet 185) bildirerek, ahiret hayatının var olduğunu haber veriyor. İnsan başıboş, amaçsız yaratılmamıştır. Yüce Allah Kur’an’da: ““Allah, ölümü ve hayatı, hanginizin daha güzel davranışlarda bulunacağını imtihan etmek için yarattı” (Mülk suresi, ayet 2) buyurarak hayatın amacını açıklamaktadır. Başka bir ayette de insanın bu amacı unutmadan yaşaması gerektiğini “İnsan başı boş bırakılacağını mı sanıyor”(Kıyame 36) ayetiyle hatırlatmaktadır. Ahiret inancı insana, öldükten sonra ne olacağını bildirerek, onu belirsizlikten gelecek endişesinden kurtarır. Ruhsal yönden büyük bir rahatlama içinde olmasını sağlar. Nasıl ve niçin yaşaması gerektiğini bildirerek, hayatını anlam kazandırır. İnsanın adalet duygusunu ger&... Devamı

01 10 2015

Kıyamet ve Yeniden Dirilme-7.sınıf konu anlatımı

Ecel ve ömür ne demektir? Yaratılan her canlı gibi insan dünya hayatında sonsuz değildir. Bir gün gelecek ömrünü tamamlayarak ölecektir. İnsanın dünya hayatında canlı kaldığı, yaşadığı süreye “ömür”, Allah’ın emri ile yaşamın son bulmasına da ecel denir. Dinimize göre ölüm bir yok oluş değil, yeni sonsuz bir hayatın başlangıcıdır. Aklımıza şöyle bir soru gelmektedir; ölen kimseler nereye gidiyorlar? Dini kaynaklardan öğrendiğimize göre insanların ölümü sadece bedensel olacaktır. Ruhları ise canlıdır. Kabre konulan insanlar kıyametin kopmasını beklerler. Ölümle başlayıp yeniden dirilmeye kadar devam edecek olan hayata kabir hayatı denir. Peygamberimiz “Kabir, ahiret duraklarının ilkidir.” buyurarak, ölümle ahiret hayatının başladığını ifade etmiştir. Kıyamet ne demektir? Yukarıda belirttiğimiz gibi yaratılan her varlık sonludur. Buna göre yaşadığımız dünyanın ve evrenin de bir sonu vardır. İşte bu günde dünyanın ömrünün bitmesine, evrenin yok olmasına ”Kıyamet”, bu olayın gerçekleşmesine de “kıyametin kopması” denir. Kıyametin kopması akıl ve bilim yönünden imkânsız değildir. Evrenin yaratıcısı ve yöneticisi olan Allah’ın evrendeki düzeni bozması, tabiat kanunlarını düzenleyen kanunların alt üst olması akıl açısından mümkündür. Bu konu üzerinde bilim adamları değişik teoriler üzerinde durmaktadırlar. Kıyametin ne zaman kopacağını Allah’tan başka kimse bilemez. Kur’an’da kıyametin geleceğinden şüphe edilmemesi gerektiğini belirten ve kıyametle ilgili birçok ayet vardır. “İnsan, kıyamet ne zamanmış? Diye sorar. İşte göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle bir araya getirildiği zaman! O gün ... Devamı

01 10 2015

Ahirete İman-7.sınıf konu anlatımı

Ahiret ne demektir? Ahiret sözlükte “son, sonra olan, son gün” anlamlarına gelir. Dini terim olarak ahiret: Ölümden sonra insanların tekrar dirilmesiyle başlayan ve sonsuz olarak devam edecek olan hayata “denir. Kur’an ahiret hayatına “kavuşma günü”, “toplanma günü”, “hesap günü”, “din günü”, hüküm günü” gibi isimler vermiştir. Ahiretin varlığını ve ahiret hakkındaki bilgilerimizi nereden öğreniyoruz? Ahiret, duyu ötesi ve gayba (geleceğe) ait konular olduğu için, gözlem ve deneye dayanan potizitif bilimlerle açıklanamaz. Ancak aklımız, ahiretin varlığını kavramada bize yardımcı olabilir. Bu konuda bilgi kaynağımız vahiydir; yani Kur’an’dır. Bunun yanında Kur’an’ı açıklayan ve gerçek olduğu bilinen peygamberimizin sözleridir. Ahirete iman, imanın şartlarındandır: İslâm dininin inanç esaslarından biri de ahirete imandır. Bu inancımızı Amentüde “Ahiret gününe, öldükten sonra dirilmenin hak ve gerçek olduğuna” inandım diye söyleriz. Allah, Kur’an’da birçok ayette ahiret hayatının var olduğunu bildirmektedir. Allah Kur’an’da şöyle buyurmaktadır: “Yine olanlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; Ahiret gününe de kesinlikle inanırlar”( Bakara suresi, ayet 4) Bu nedenle dinimizin inanç esaslarından biri olarak ahiretin varlığına inanırız. Ahirete inanmayan kimse inanmış sayılmaz. Bu konuda Yüce Allah Kur’an’da şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Allah´a, peygamberine, ona indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman (da sebat) ediniz. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gün&uu... Devamı

01 10 2015

Toplumda Yaygın Olan Bazı Batıl İnançlar-7.sınıf konu anlatımı

Halk arasında, geçmişten günümüze gelen ve kaynağı belli olmayan bazı boş inançlar yaşamaktadır. Bu boş inançlar batıl inançlar olarak isimlendirilir. Batıl inançlara inanmak, gereğini uygulamak dinimize göre yasaktır. Batıl inançları üç grupta inceleyebiliriz. A. Ruh Çağırma İnsan, kendisine canlılık kazandıran ruh ve ona mekan olan beden olmak üzere iki unsurdan meydana gelir. Ruh, duyular ötesi aleme ilişkin bir gerçektir. Kur’anı Kerim ruhun varlığını haber vermekte ve insanlara onun hakkında az bilgi verildiği ifade edilmektedir. İslam inancına göre ruh sonradan anne karnındaki çocuğa verilir. Bunun için insan öldüğü vakit ruh ile ceset birbirinden ayrılır fakat ruh yok olmaz. Bir başka aleme, yani ruhlar alemine yükselir. Peygamberimiz, meleklerin iyi ruhları selamladıklarını, alemlerin Rabbi’nin huzuruna getirildiklerini, inançsızların ruhlarının da büyük bir azap içerisinde olduklarını haber vermiştir. Ölen kişilerin ruhları, arkalarından yapılan hayır ve iyiliklerden haberdar olabilir. Fakat ruhların yaşayan insanlarla ilişkide bulunabileceğine dair herhangi bir ayet ve hadis veya kabul görmüş bir inanç yoktur. İnsanların ölmüş kişilerle, rüya gibi hayal alemi hariç buluşması mümkün değildir. Ruh hakkında insanların ayrıntılı bir bilgisi yoktur. Bu durum insanların merakını daha da arttırmakta, bu konuda söylenen asılsız sözlere kulak vermesine neden olmaktadır. İnsanların ilgisini fırsat bilen kötü amaçlı bazı insanlar, bunu kötüye kullanmakta ve saf insanları çeşitli yollarla sömürmektedir. İslam dini, ruh çağırma, ruhlardan bilgi alma gibi saçmalıkları kabul etmez. Bu tür işlerle uğraşan insanları eleştirir. B. Falcılık Falcılı... Devamı

01 10 2015

Şeytanın Kötülüğünden Korunma Konusunda Kur’an’ın Öğütleri

Allah, bizi şeytanın düşmanlığına, hile ve aldatmacalarına karşı uyarmıştır; “Çünkü şeytan sizin düşmanınızdır. Onun için siz de, onu bir düşman olarak tanıyın. O kendisine uyanları ancak alevli cehennemin ehlinden olmaları için çağırır.” (Fatır 6) “Şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o size apaçık bir düşmandır. O, size ancak, kötülüğü, hayasızlığı ve Allah’a karşı bilmeyeceğiniz sözleri söylemenizi emreder.” (Bakara 168-169) “Şeytan onlara va’deder. Onları olmayacak kuruntulara düşürür. Şeytanın kendilerine va’dettiği şeyler ise aldatmacadan başka bir şey değildir.” (Nisa 121) Şeytanın insanları kendi yoluna çağırması sonucu insanlar birbirlerini aldatmamalı, birbirlerinin ayıplarını araştırmamalı, cimrilikten uzak durmalı, fitne ve fesada sebep olmamalı, gıybet ve dedikodu yapmamalı, haksızlık, hased ve kıskançlıktan uzak durmalı, iftira ve yalandan sakınmalı, kibirlenmemeli ve kendini beğenmemeli, kin ve intikamcı olmamalı, iki yüzlülük yapmamalı, gösteriş içerisinde bulunmamalı, zina ve zulümden uzak durmalı, adam öldürmemeli kısaca kötülük adına ne varsa hepsinden uzak durmalı ve ahlakını güzelleştirmeye çalışmalıdır. Doğrunun yanında yer almalı, edepli ve hayalı olmalı, iyilik, şefkat ve merhamet duyguları içerisinde olmalı, nefsinin arzu ve isteklerine dur demesini bilmeli, günah işlediği zaman tevbe etmeli ve kovulmuş olan şeytanın kötülüğünden Allah’a sığınmalıdır. Allah’a inanıp, ibadet eden kimseler üzerinde şeytanın hiç bir hakimiyeti olamaz; Bir ayette şöyle buyurulmuştur; “Haydi, Kur’an okuduğun zaman o kovulmuş şeytandan Allah’a sığın. Gerçek şudur ki, iman edenler ve Rablerin... Devamı

çocuğunuz için 2015 model isimler